Basına Baskı Anketi
Mart 6, 2009 kategori Anket, Basın yazan admin
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yayınladığı İnsan Hakları Raporu’nun Türkiye bölümünde, medyaya baskının kınandığı konusu, Erdoğan’a yabancı gazeteciler tarafından soruldu. Başbakan da, muhtemelen burada eleştirilenin Doğan Grubu’na kesilen astronomik vergi cezası olduğunu düşünerek, 7 martta Türkiye’ye gelecek olan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’a, “Bu nasıl rapor” diye soracağını söyledi.
Aydın Doğan şirketine kesilen yaklaşık maliyeti 1 Milyar TL’yi (Eski parayla 1 katrilyon) bulan vergi cezası karşısında olayı önce yurtdışında duyurdu, ardından baktı ki olay ticari olarak kaotik bir hal alıyor, oturdu Başbakan’a aslında iyi niyetini belirten bir mektup yazdı. Başbakan cevap vermedi.
Cumhuriyet gazetesi basına yönelik baskı ve sansür yapıldığını bildirerek, protesto amacı ile 4 sayfasını beyaz olarak bastı.
Erdoğan düzenlediği her mitingde Doğan Medya grubunu hedef alan konuşmalar yapıyor.
Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni Fehmi Koru (Taha Kıvanç), Aydın Doğan’ı önce aylık düzenledikleri Fasıl’a davet etti, ardından Doğan Medya grubunun bu tür vergi baskılarından kurtulmak istiyorsa , hükümet aleyhine yazan gazetecilerin işine son vermesi gerektiğini belirten 20 den fazla yazı yazdı. Hatta kulislerde, Ertuğrul Özkök’ün işine son verip kendisini Hürriyet Gazetesinin başına geçirmesi yönünde iması çok tepki gördü.
Siz bu yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz ve
ben derim ki her habere “sazan” gibi atlamadan önce iyi araştırın,
ben o hatayı yapmıştım, sonradan o haberin balon (fos) olduğu
ortaya çıktı, internette etibor resmi web sitesinde “sıksorulanlar”
kısmına bir bakın, ayrıcada TMMOB ÇEVRE MÜHENDİSLERİ
ODASI İSTANBUL ŞUBESİ de bu epostayı kabul etmiyor . . .
9 trlynluk madeni 40 mlyn a özelleştirilecekmiş daha neler . . .
eee daha başka derdiniz . . .
Ben sazanım varmı bir diyeceğin.Tamam etibank satılmıyor olabilir.Fakat çok şeyimiz kalmış gibi konuşuyorsunuz birde cevap oturmuş gibi yazmışsınız.elimizde ne kaldıki herşeyimizi satmadılarmı emin ol etibankı satıyorlar.
söndüreceğiz.bu seçimler herşeyi gösterdi chpnin oyları bayağı artmış2011de göreceksini chp iktidar olacak sonrada mhpyi başa getireceğiz.emin ol
tabiki ameller niyetlere göre yazılırmış allah gönlünüze gçre versin de biz şimdiki zamanın insanıyız 2011 i görüp göremeyeceğimiz meçhulbu zamana kadar olan gibi yani deneme tahtası gibi olmadı sen geç olmadı sen geç.zararları en az yapana eyvallah mı?o kadar ucuz olmamalıyız bence..sizi bilemem biz değiliz..
uğur dündar iktidarın yaptığı yanlışları gösteriyor ve bunu yapıncada taraflı oluyor değilmi kardeşim.uğur dündar iktidarın yaptığı doğrularıda söylüyor söylemiyormu.erdoğan davosta bir iki laf etti …. kalktı uğur dündar tebrik etmedimi veya emine erdoğanın filistindeki çocuklar için okuduğu şiiri gösterip tebrik etmedimi fakat siz sanıyorsunuz uğur dündar iktidarın yanlışlarını gösterdiğinde taraflı.bu huyunuzu değiştirmelisiniz.
unutmaki dtpyi akp besliyor ve meclisede onlar aldı dtpyi.bugün dtp niye kapatılmıyor akp koruyor ve chp asla dtp ile bir olamaz bunu unutma adamlar dağa çıkıyorlar sonra meclise geliyorlar işte videoları felanda var fakat erdoğan bişey demiyor.
peki sana soruyorum arkadaşım doğrular ortak madem bunları zaten yapması gerekiyor.uğur dündar kim ki başbakanın haberlerine mimikle küçümsemeler yapacak.davosta çıkışına da laf edecek kadar aptal olamaz uğur dündan dediğin adam tam politikacıdır yer altı mafyasıdır herkesten daha tehlikelidir..yanlışım varsa düzeltirim elbet
sen denmediğini zannediyorsun..herşey videolarda açık seçik yaşanıyor zannediyorsun.aynı atatürk zamanındaki gibi..
yargılayıcı ve öbjektif olmanızı ama hukuk kurralları içersinde düşünmenizi rica ediyorum sizden o doğru yolu göreceksiniz o zaman
Sevgili arkadaşlarım,Böyle herkesin görmesi ve bilmesi gereken bir konuda yorum yapmayı gerek görmemiştim,ama anket neticesi,bunun böyle olmadıgını,yani bazı gözlerin şaşı,bakar kör ve bakış açısının farklı oldugunu görünce yorum yapmak zorunda hissettim kendimi.
Ülkemizde elbette medyaya baskı vardır.Yalnız bunu iddia etmeden evvel, medyanın yapısını iyi incelemek gerekir.İktidara bagımlı veya bagımsız olarak önce ikiye ayırmak gerekir.Bagımsızlarıda ayrıca ikiye ayıralım;tam bagımsız ve patronların medyası gibi.Ülkemizde bu bagımsız gazetelere karşı iktidar partisinin büyük baskısı oldugunu kimse inkâr edemez.Sayın Başbakan da zaten apacık konuşmalarında bunu sık sık gösteriyor.Son örnek te deniz fenerini yazdıgı için Dogan holdinge verilen maliye cezası gibi…Baskı neticesi ergenekon adı altında muhalif köşe yazarlarını susturmak amacı ile tutuklanmaları, bunun en önemli göstergeleri oldugunu, herkesin bilmesi gerekir.
Sonuç olarak,medya ile ugraşan iktidarların ayakta kalamıyacagının anlaşılması gerekir.İktidarların yerini muhafaza edebilmesi için baskıyı bırakıp,özgürlüye yönelmesi gereklidir.Çünkü baskı TEPKİYİ dogurur.Saygılarımla,
Eğer ki ülkemizdeki gibi, patronlar medyayı çıkarları doğrultusunda
kullanırlarsa, birilerini (ki politikacı veya bürokrat olabilir) “kendi çarklarına
çomak soktu” diye yalan yanlış veya saptırmaca haberlerle kontrol altına
almak istiyorsa bu kişilerin özgürlüklerden bahsetmesi gülünç olur, yok öyle
eskisi gibi, patronum-zenginim para bende, medyayı da alırım, politikacıları
da alırım mantığı, bu çarpık düzen AKP ile gömülecek inşaallah (amiiin)
gömülüyor bile amin..
Sadece habercilik yapan hiçbir kuruluşa baskı olduğunu düşünmüyorum.
Egerki basın elindeki kamuoyu imkanlarını kendi işi için, borsa fiyatlarını manüple etmeye, siyasi iktidarları etkilemege , kar amaçlı yayınlara yönelik kullanıyorsa zaten o basın değildir.
Aynen, kimse durup duruken şu şu gazeteleri almayın, demez,
bu patronlar akıllarınca politikacıları-bürokratları medyanın gücüyle
ellerinde oynatacakların sanıyor (en azından bir kısmı)
ateş olmayan yerden hiçbir zaman duman yükselmez..
bence medyaya baskı varmı yokmu anketi çok komik.yapılmamamsı bile gerekirken yapılıyor.ben buna gülerim ammaa maalesef okudumki anket neticelerini yok diyenleri görünce şaşırdım kaldım.olmazmı yaaa olmazmı hemde nasıl bir baskı var.bunu görmeyenler sanırım uzayda yaşıyolar yada gerçekte böyle birileri yok ..yani hani seçimlerde ağacın dibinde 80 insan yaşıyodu yaaa bunlar onlar bence:)))
TÜRKİYEDE HİÇ KİMSE VEYA HİÇBİRKURUM BASKI KURMADA MEDYA ( BASIN ) KADAR KUVVETLİ DEĞİLDİR.
BAZI KESİMLERİN CAHİL DEDİĞİ HALKI YÖNLENDİRMEDE EN GÜÇLÜ ARAÇ YİNE MEDYADIR.
MEDYANIN GÜCÜ “YASAMA, YÜRÜTME VE YARGININ GÜÇLERİNDEN DAHA FAZLADIR.
Böyle bir gücün dizginlenmesi gerektiğini savunuyorum ben, bu anlamda “Basına Baskı” vardır denilebilir amma velâkin hal böyle iken ( basının bu kadar baskısı varken ) kimin kime baskı yaptığını tartışmak da bence abesle iştiğaldir.
Aksini iddia eden varsa buyursun.
ARKADAŞLAR BEN ÖZÜR DİLERİM AYRI BİR KONUYA DEĞİNECEĞİM
emeklilerin maaşları,nı niçin bütün zamların altında tutuyorlar, ben 6,yıl önce emekli oldum. şimdi asgari ücretle 3600 gün üzerinden emekli olanlar benden çok alıyor sebebi yıllık yapılan zamların çok az olması enflasyonun altında olması devlet vergilere yaptığı zamma emeklilere iyileştirme oranını.da ekleyerek zam vermesi gerekirken verdiği zam çok komik kalıyor bumu hak bumu adalet bumu insanlık bir siyasetci maaş yolluk rant çıkar hepsinden faydalanırken, emekli,ye ne verilirse onu almak zorunda bu emeklilerin açlığa yokluğa mahkum edildiği bu ülkede artık hiç bir siyasetciye inanmadığımı sözüne güvenmediğimi belirtmek istiyorum bu memleketin insanını bir torba kömüre bir poşet erzağa muhtaç edenler bizim paramızı seçimlerde har vurup harman savurdular döktüler sactılar ceplerinden bir kuruş,mu çıktı birbirlerine iftiralar karalamalar rantları kendileri alabilmesi için insanlık onurunu rencide edici bir sürü utanç verici olaylar yaptılar STE YÖNETİMİNE BİR ÖNERİM VAR SEÇİMLERDE DEVLET,TEN YARDIM ALIMASI HALKA SORULSUN BEN BU DEVLET YARDIMINI ALMALARINI İSTEMİYORUM ZATEN SEÇİLDİKTEN SONRA MALI GÖTÜRÜYORLAR
BEN GAZETE OKUMAM TELEVİZYONDA YANLIZ HABERLERİ İZLERİM SAĞOLSUNLAR İNSANI BU HALE GETİRDİLER TELEVİZYON İZLERKENDE İLGİNÇ BİR HABER ÇIKTIĞI ZAMAN HEMEN EKRANIN SAĞINA SOLUNA BAKARIM HANGİ KANAL DİYE YA DEVAM EDERİM YADA HEMEN KANAL DEYİŞTİRİRİM. İŞTE BİR İNSAN PSİGOLOJİSİ. GAZETE OKUYAMIYOR ÇÜNKÜ OKUNACAK GAZETE KALMADI GİBİ TELEVİZYON İZLEYEMİYOR KANAL KALMADI GİBİ TAMAMI YA BİZDEN OLACAKSIN YA ÖTEKİLERDEN, TARAFSIZ OLAMAZZIN MALESEF BEN İSE TARAFSIZLIĞI TERCİH EDERİM ÇÜNKÜ HEPSİNİN MUTLAKA YANLIŞ BİR TARAFLARI VARDIR YANİ DOĞRUYA DOĞRU YANLIŞA YANLIŞ DİYE BİLMEK İÇİN AMA ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN YADA ÇYD YADA PKK YADA İP BUNLARIN HAKLI BİR TARAFLARI OLAMAZ BU ÜLKENİN GERÇEK SAHİPLERİ BU ÜLKEDE YAŞAYANLARDIR HERKES ELİNDEN GELDİYİNCE ÜLKEM İÇİN ÇALIŞMALI BİRİLERİ VE BİR ÇOKLARI İHANET İÇİNDE HEMDE ATAÜRKÜN ADINI KULLANARAK DERKEN ATATÜRKTEN BİLE ŞÜPHELENİR HALE GELDİM….SAYGILAR
Altına imzamı atabilecegim bir yazı….
Terörist olsam TV izlerdim
Figen Ünal ŞEN
Pazartesi, Nisan 27, 2009 -Kategori: haber
Ne alakası var mı diyorsunuz?
Demeyin…
Bulunduğum hücre evine baskın düzenlenmiş olsa…
Bir kaç el öylesine ateş edip durumu kontrole alsam ve tv’de bir haber kanallını açsam…
Durumu acayip kontrolde tutardım.
Bir kere “en” güvenilir haber kanalından hangi güvenlik görevlisi hangi katta, özel timciler hangi camda, damda anında öğrenir evdeki konumumu ona göre ayarlardım. Ateş edeceksem de o tarafa yollardım kurşunu, nasıl olsa muhabir arkadaşlar polislerin koordinatlarını bir güzel bildirmişlerdi…
Spikerin sorusuna yanıt veren vatandaşın anlattıklarından çevrede özel harekâtçılar olduğunu, uzun namlulu silahlarla, sis bombası atmaya hazırlandıklarını bilirdim.
Bunu bilmek de bana puan kazandırdı. Sis bombasına karşı maskemi takardım örneğin.
Spikerimiz “operasyon hazırlığı var mı?” diye görgü tanığına soru yöneltince ve cevap “yok, yok… Şu anda herkes bekliyor, sakin burası” olunca, gider bir çay demlerdim.
Soluklanırdım da.
Alt katta iki balkon arasına merdiven yerleştiğini bilip önlemi alırdım.
E bu arada “bizimkiler” de tv seyrediyorsa buradaki durumu ayrıntılarıyla öğreneceklerinden “kendilerini” düzene sokabilirler, bulundukları diğer evleri terkedebilirlerdi.
Bu da iyi olurdu ayrıca…
Ha bu arada “içeride kaç kişi var bilemiyoruz” dediklerinde acayip sevinirdim. “Etkim sürüyor” diye düşünürdüm. Tek başıma olsam bile gurur duyardım doğrusu, “demek ki bir adım öndeyim” derdim.
İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın da bizim mahalleye geldiğini öğrenmem de yeni bir strateji saptamama yardım edebilirdi. Tam da o arada Vali Güner tv’ye çıkıp olayla ilgili bilgi verince “hah” derdim. “Amaca ulaştık.”
Operasyonun sonu ne olur bilmediğimden, henüz fırsatım varken bir kağıda “Canlı yayın yapan tv’lere, verdikleri ayrıntılı bilgiler ve destek için teşekkür ederim” notu yazıp bırakırdım…
IGDAŞ, Istanbul Buyuksehir Belediyesine bagli bir sirket.
Istanbul’da dogalgaz
dagitiyor ve satiyor.
Sirket bir sure once Istanbul’un bes yildizli otellerinden birinde gorkemli
bir toren duzenledi.
Torene Istanbul’un AKP sosyetesi,
Istanbul Universitesi Rektoru falan tam kadro katildi. Konser verildi,
yediler ictiler, doyasiya eglendiler.
Peki bu torenin amaci neydi?
IGDAS sirketi, uc milyonuncu dogalgaz abonesine hos bir
armagan verecekti. Belediyede ve sirkette para nasilsa boldu ve bu
armaganin da gorkemli bir sey olmasi gerekiyordu.
Dusunduler tasindilar, uc milyonuncu dogalgaz abonesine 40.000 TL değerinde
bir otomobilde karar kildilar.
Simdi sira uc milyonuncu dogalgaz abonesinin kim olacagina gelmisti.
Isin icinde hile hurda, adam kayırmaca kesinlikle yoktu. Uc milyonuncu
abonelik kime denk gelirse, otomobili o kazanip goturecekti.
Gunun birinde bu sansli vatandas belli oldu!
Mehmet Kosker!
Peki kim bu Mehmet Kosker?
Yeni Safak Gazetesi var ya!.. Onun haber muduru… Herhalde o gune kadar
evinde dogalgaz yoktu ve tam tamina uc milyonuncu abone olmayi basarmisti !
Talih kusu donmus dolasmis, Mehmet Kosker’in basina konmayi basarmisti !
Otomobilin anahtarini bes yildizli otelde duzenlenen gorkemli torende
Istanbul Buyuksehir Belediyesi Baskani Kadir
Topbas’in elinden aldi.
Devir teslim toreninde poz verdiler, birlikte fotograf cektirdiler.
Topbas kursuye cikip Kosker’i kutladi, Kosker de bu degerli otomobili esine
verecegini acikladi.
Sakin hic kimse yanlis anlamasin, “bunlar kitabina uydurup kendi adamlarına
otomobil ikram ediyor” diye düşünmesin.
Bunlar Musluman. Hile yaparlar mi hiç ?
Uc milyonuncu abonelik duzmece degil, kesinlikle rastlanti elbette.
Tamamen sans, kader, kismet !
Basın yalan, yanlış bir haber bulur. Önce bunu yayınlamaz. Öncelik avantadadır. Uygun kişiler gider, elimizde böyle bir dosyanız var, bize şu kadar ödeme yapmazsanız, şu işimizi görmezseniz, şu kredimizi vermezseniz, şu kadar reklâm ve ilan yayını vermezseniz… gibi. Siz bilirsiniz biz bu dosyayı yayınlar. Hep tehdit, hep iftira, hep yalan. Menfaatsiz kalemlerini asla oynatmazlar.Basına siyasi iktidarlar döneminde hiç bir zaman baskı yapılmamıştır. Aksine basın siyasi iktidarlara baskı yapmıştır. Bunun sayısız örneklerini belgeleri ile birlikte, itiraflar şeklinde okumanız ve görmeniz mümkündür.
Basına baskı sadece askeri dönemlerde, ihtilallerde yapılmıştır. Bunu basında, askerde, millete bilmektedir. Çünkü her kesim tarafından itiraf edilmiştir.
Peki basın zaman, zaman bu tür baskılardan şikayet niçin etmektedir.? Dikkat ediniz, siyasi iktidarlar basının baskılarına, dayatmalarına boyun eğmediği zaman, onların isteklerini yerine getirmediği, geri çevirdiği zamanlarda basın baskılardan şikâyet etmektedir.
Başbakanın ifadesini de doğru okumak lazımdır. Başbakan ne diyor? ” Her gün yalan yazan, iftira eden basını almayın, okumayın ” Bu sözün altına bin kere imza atarım. Basının görevi milleti, okurunu doğru bilgilendirmektir. Şimdiki bazı basın gerçekten böye mi yapıyor? Yoksa hem polis, hem savcı, hem hâkim olarak toplum hayatını mı karartıyor? Fuhuş bülteni gibi basın, yalan ve iftira dolu basın milletin ahlakını bozarak ne yapmak istiyor? İşte bunun kararını millet seçimle verecek. Çünkü basın mağdur ettiklerinin tekziplerini, yalanlamalarını bile görmezden gelerek aynı sayfada, aynı puntolarla bile yayınlamadıkları gibi, hiç yayınlamayarak çöpe gönderiyor. Bence bu memlekette hiç okunmadan çöpe atılacak bazı basın organlarımız, izlenmeyecek televizyonlar, dinlenmeyecek radyolar var…