Yeni Sivil Anayasa
Şubat 18, 2009 Anayasa, Anket, Sivil Anayasa admin tarafından
Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana, 3 anayasa gördü; 1924, 1961, 1982 anayasaları.
1961 ve 1982 anayasaları darbeler sonrası hazırlandı. Yani bir anlamda silah zoruyla.
1961 anayasası içerik itibari ile önce birey, sonra herkes merkezli, ama milliyetçi bir çizgide hak ve özgürlükler temel alınarak hazırlanırken, 1982 anayasası, merkezine devleti alan, önceliği devlete ve onun kurumlarına veren, devletçi bir model üzerinden hazırlanmış, birey ve toplum ikinci planda değerlendirilmiştir. Hazırlanan anayasa referanduma sunulmuş %90′ın üzerinde bir kabulle yürürlüğe girmiştir. Bugün halen 177 maddeli bu anayasayı kullanıyoruz. Merak edenler ve okumak isteyenler, bu linkten okuyabilirler. http://tepki.milletmeclisi.com/blog/tc-anayasasi/
Kim ne derse desin, son iki anayasa da askerler tarafından hazırlandığından, Türk siyasi hayatında sivil bir anayasa hazırlayıp yürürlüğe koymak hep bir ukdedir. Şu ana kadar ki girişimler ise hep sonuçsuz kalmıştır.
AK Parti hükümeti de, Prof. Ergun Özbudun önderliğinde, değişen ihtiyaçlara cevap vermesi ve sivil temelli yeni anayasa için son iki yıldır bu konuda hazırlık yapmaktaydı.
İşte bu sivil anayasa taslağındaki önemli değişklikleri, önce sizin bilginize sunacağız ardından fikrinizi soracağız.
ÖNE ÇIKAN DEĞİŞİKLİKLER
“Sivil Anayasa” mevcut 1982 Anayasası’na göre daha kısa ve öz. Taslakta, anayasa 139 madde olarak yazıldı. Cumhurbaşkanının yetkilerinin azaltılması, din derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılması, YAŞ kararlarının idari yargıya açılması gibi önemli düzenlemeler yer alıyor.
Anayasa’da yer alan “Türk Vatandaşlığı” kavramı yeniden tanımlanıyor. “Sivil Anayasa” taslağında vatandaşlık, etnik bir kavram olmaktan çıkarılıyor. Anayasa’nın 66. maddesinde yer alan “Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür” ibaresi değiştiriliyor.
Yeni vatandaşlık tanımında Atatürk döneminde çıkarılan 1924 Anayasası esas alındı. “Türk Vatandaşlığı” yeni anayasada şu şekilde yer alacak: “Devlete vatandaşlık bağı olan herkese dinî ve etnik kökeni gibi ayrımlar gözetilmeksizin Türk denir.”
İki ifade arasındaki fark; ´Birinde siyasi bir varlık, diğerinde otorite ve etnisite öne çıkıyor´ diye belirtiyor
Yeni anayasa 139-140 madde olarak öngörülüyor. Mevcut anayasada 177 madde ve 19 geçici madde bulunuyor.
Ayrıca “Sivil Anayasa”da egemenliğin tanımı ve kullanımına ilişkin çarpıcı bir değişikliğe gidiliyor. Egemenliğin, yasama, yürütme ve yargı organları dışında kullanılamayacağına ilişkin güçlü ifadelere yer veriliyor. Bunun için Anayasa’nın, “Türk milleti, egemenliğini, Anayasa’nın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.” ibaresini içeren 6. maddesi,
”Türk milleti, egemenliğini, Anayasa’nın koyduğu esaslara göre, yasama, yürütme ve yargı organları eliyle kullanır.”
şeklinde değiştiriliyor. “Yetkili organ” ibaresinin çıkarılması ile yasama yetkisinin TBMM, yürütme yetkisinin cumhurbaşkanı ve hükümet, yargı yetkisinin de mahkemelerde olduğu vurgusu yapılıyor. Düzenleme ile zaman zaman tartışmalara yol açan YÖK ve benzerikurumların egemenlik kullanımının da önüne geçiliyor.
Yargının ‘tarafsızlığı’ anayasaya giriyor
Anayasa´nın 6. Maddesi´ndeki ´Türk milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır´ hükmü, ´Türk milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre yasama, yürütme ve yargı organları eliyle kullanır´ ifadeleriyle değiştiriliyor.
TASLAKTA BAŞKA NELER VAR?
* MGK anayasal bir kurum olarak yerini koruyor.
* Devletin temel niteliklerini açıklayan ilk 4 madde olduğu gibi kalıyor.
* Anayasa Mahkemesi´nin üye sayısı 17´ye çıkarılırken, bu üyelerden 8´ini TBMM seçecek. 9 üye ise Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay üyeleri arasından seçilecek.
* Tüzük ve programı anayasaya aykırı olan partilerin hemen kapatılmasına yönelik düzenleme ağırlaştırılarak, önce partilere ihtar verilmesi, düzeltilmemesi halinde kapatma davası açılması öngörülüyor. Partilerin, ´odak´ olmaktan dolayı kapatılması da zorlaştırılarak.
* Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) kaldırılıyor. YÖK´ün yerini Üniversitelerarası Koordinasyon Kurulu alacak.Anayasa taslağına göre, YÖK Başkanını Üniversite Rektörleri tarafından YÖK Genel Kurulu’nca seçilecek. Yök Başkanı Daha önce Cumhurbaşkanı tarafından atanıyordu.
* Adalet Bakanı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyesi olmaktan çıkıyor. Adalet Bakanlığı Müsteşarı ise HSYK´da kalmayı sürdürecek.
* MilletVekillerinin okumakta büyük güçlük çektikleri yemin metni de daha sade ve okunabilir hale getiriliyor.
* Yeni Anayasada Cumhurbaşkanlarına görevleri süresince milletvekilleri gibi dokunulmazlık hakkı veriliyor. Anayasa değişiklik taslağında bu amaçla “Cumhurbaşkanı, kişisel suçlarından dolayı milletvekili dokunulmazlığı hükümlerine tabiidir” ifadesi konuldu.
Mevcut Anayasa ile Cumhurbaşkanı’na verilen tüm atama yetkileri elinden alınacak. Sadece üçlü kararnamelerde Cumhurbaşkanı söz sahibi olacak. Böylece, Anayasa değişikliğinden sonra görevdeki Cumhurbaşkanı, Anayasa Mahkemesi Yargıtay Cumhuriyet Basavcısı’nı, YÖK üyelerini, Üniversite Rektörlerini, Danıştay üyelerini, HSYK üyelerini atayamayacak.
Hükümetlerin yargı müdahalesi olarak yorumlanan Adalet Bakanı’nın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu başkanlığı kaldırılıyor. Böylece yargı siyasetin gölgesinden uzaklaştırılmış olacak. Hakim ve savcıların atama, terfi, mesleğe kabul ve meslekten ihracının yanısıra yüksek mahkemelere üye seçimini gerçekleştiren HSYK’nin üye sayısı 9′dan 17′ye çıkarılıcak. Bu üyelerin sadece beşi, Türkiye Büyük millet Meclisi’nce seçilecek. Adalet Bakanlığı Müsteşarı tabii üye olarak HSYK da görev alacak.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay da yapılacak seçimlerle göreve getirilecek. Mevcut Anayasa’da, Yargıtay’da yapılan seçimle en fazla oyu alan beş aday Cumhurbaşkanlığı’na bildiriliyordu. Cumhurbaşkanı da bu adaylar arasından birini seçiyor.
ETNİK DİLLER ÜZERİNDEKİ KISITLAMALAR KALKACAK
Taslakta resmi dilin Türkçe olduğu vurgusu aynen kalırken etnik diller üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması öngörülüyor.
Mevcut Anayasa’nın 42. maddesinde yer alan “Türkçe’den başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez” hükmü taslakda “Eğitim ve öğretim dili Türkçe’dir. Türkçe’den başka dillerde eğitim demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak kanunla düzenlenir” şeklinde düzenlendi.
NE ZAMAN
Başbakan Erdoğan Sivas’a giderken havaalanında bir öğrencinin ‘Bizi darbe anayasasından ne zaman kurtaracaksınız?’ sorusuna Erdoğan net cevap verdi; ‘Nisan ayı’ dedi. Yani seçimlerden hemen sonra…
Fakat değişim için ortada ciddi bir mutabakat problemi var. CHP anayasa komisyonuna üye vermeye Yeni sivil anayasa da yüksek bir ihtimalle yanaşmıyor. Bundan çıkarılan yorum şu; CHP anayasa değişkliğini Anayasa Mahkemesine taşıyacak.
Sizn değerlendirmeniz nedir Siz böyle bir anayasa değişikliğine ihtiyaç görüyor musunuz?
elbetteki deyi§iklik istenir
bu ko§ullar altinda deyil
1 olumsuz karar, 10 olumlu karar’i zedeler
sayin Özal da deyi§ikler getirdi birlikte PKK geldi
Mevcut tasarı uzerinde meclis alt komisyonunda sivil toplum orgutleri yaninda, aydın ve entellektuel kamuoyu diyebilecegimiz bireyler olmalı LAİK’ligin TAM tanımı yapılmalı ve devletin , yani yasama yurutme ve yargının, butun dinlere ve inanclara veya İNANCSIZLARA (ATELERE) ESİT MESAFE’de olacagı konusunda anayasa hükmü net ve açık şekilde yoruma izin vermiyecek şekilde olmalıdır…
Aytac ERDOGDU
bugunku hukumet anayasamıza dokunmasın.Gölge etmesinler yeter.
Onlar gittikten sonra belki anayasa-gerçek anayasa profesörleri ve Türkiye sevdalıları tarafından,(ümmetçi olmayan zihniyetlerin katkısı) ile yenilenebilir.
82 anayasasınıda bilmeden oyladık onun için bu hükümet anayasaya dokunmasın
sakın ha dokunmasın çünkü şaibeli bir hükümetin değiştirdiği anayasa yı kabul etmiyorum 82 anayasası gibi tartışmalı olacak öncelikle anayasa bağımsız dürüst
anayasa yapıcılar tarafından düzenmeli
Niçin değişsin diye ısrarla isteniyor? Ulusal devletin yıkılması için? Hiç bir millet yok ki kendini kendi eli ile yıkacak bir lidere teslim etsin.Türkiye şü anda kendisini yıkıp yok edecek bir lidere teslim edilmiş durumdadır.Saddam HÜSEYİ de benzer bir liderdi.Hiç bir lider onun kadar kendi halkına ve insanına zarar vermemiştir??? Ama sonu ne oldu gördük.
laiklik avrupadaki gibi gerçek konumuna dönmeli, yani dini kutsiyetmiş
gibi algılanmamalı (ki ülkemizde laikliği dine alternatif olarak gören bir
zihniyet var!!!)
madem ki insanlarımız %85-95 müslüman, o zaman onların inançlarını
)
kısıtlayıcı, engelleyici hükümler olmamalı, eğtim hakkı (istediği okullarda
eğitim görebilmeli), istediği alanda (özel-devlet sektöründe) çalışabilmeli
vs. gibi (korkmayın türanlılar, namaz kılanlar veya oruç tutanlar artıı diye ne
teknolojimiz nede kalkınmamız geriler
Bu “çağdaşçı” zihniyet İSLAMI hala bir öcüymüş, gericilikmiş “çağdışıymış”
gibi görmeye devam ettiği müddetçe de inançlı kesim bir şekilde kendilerine
değer veren politikacıları destekliyeceklerdir, (HEPSİ OLMASADA) içlerinden
bazıları bunları kendi leyhlerine kullanacaktır. BENDEN DEMESİ !!!
eklemeyi unuttum KİŞİLER LAİK OLAMAZ DEVLETLER LAİK OLUR,
devlet ise vatanaşının neye inanacağına, inancının gereğini yapıp
yapamayacağına karışamaz karışmamalı…
demek ki kışla zihniyetinin dar bakış açısı ile hazılayıp millete dayattığı
82 anayasasını benimseyenlerdensiniz ilginç, çooook ilginç !!!
Bu sizin yazımı nerenizden anladığınızı gösteriyor.(Bu sizin lafınızın biraz daha kibarcası… )
Ayrıca belirtmeliyimki: dünyanın en faşist anayasasını getirseler,yinede sizin -pardon Akepenin yapmaya çalıştığı anayasaya yetişemez..Bu sizin beğenmediğiniz anayasa ile bile ülkemizde nasıl bir aleni sansür,telefon dinleme ve delilsiz keyfi tutuklamalar ve tutuklu avukatından ve hakimden önce malum-basına jurnallemeler…zehirli gazla acil servislerine saldırmalar,miting alanındaki işçilere zehirli gaz bombası atarak öldürme teşebbüsleri… yaratılan sindirme operasyonları ve baskı ve işine ve cebine göre uygulama herhalde sahsına münhasır olarak akepeye mahsus olsa gerek..Başka örneği olamaz.Biz 12 eylülde bile bu zulmü yaşamadık.Ama tabii her karanlığın sonu aydınlıktır ve yapılan her zulüm bir gun geri döner.Ters teper.Az kaldı…
tabi tabi 1940 lı yıllardan beri süren bir karanlık yavaş yavaş bitiyor,
aydınlık günler yakın, belki nisan dan sonra, merak ediyorum acaba
etö den daha öte bir “derin” zihniyet mi varda çekiniliyor ???
Anayasadaki en büyük hata dil ve eğitim konusunda olur. diğer değişiklikler millet için iyi olabilir; ama dil ve eğitim bir milleti yok etmenin temel unsurudur. türk Milleti yok olursa dil ve eğitim faktörlerinden yok olur. Buna Türk Milleti olarak karşı koymamız gerekir diye düşünüyorum. Eğitimde çoklu sistem getirmek millete zarar verir. Eğitimin ve dilin çoklu sisteme dayalı olduğu bir devlette hiçbir medeniyet oluşmamıştır. (Osmanlı’nın Lale Devri’nden sonraki dönem bunun en büyük örneğidir. Osmanlı /veya Türk Milletine ait hiçbir medeniyet gelişememiştir.) Bu konu üzerinde fikri olan belirtsin lütfen.
=======================
Ne olursa olur düzen vasfında
Belki kaostur belki farkında
Tek gerçek var zaman zarfında
Türk’ün intikamı korkunç olur!
=====efekan42===========
fazlası var eksiği yok..yine gurur duydum
)..gelmiş geçmiş anayasaların faydasını gördüğümüz kadar günümüzde zararlarını da görüyoruz şekil A ergenekon..devrim diye sokaklara dökülenler alın size devrim..vatana millete hayırlı olsun..torpiller işlemeyecek artık.. bu da birçok kapıyı aralayacaktır..
tebrik ediyorum hükümetimi…
not:(seçim yatırımı yapmamış çok şükür olabilcek eleştirilere karşı nisan zaman olarak muhteşem )
“gelmiş geçmiş anayasaların faydasını gördüğümüz kadar günümüzde zararlarını da görüyoruz şekil A ergenekon”
hayır PKK ve Cemaat örgütleri…. çünkü ergenekon aldatmacadan başka bir şey değil. hedef saptırma..
galiba sen de hedef saptırıyorsun.
Klavyenize, aklınıza sağlık sayın gulask, bazıları pkk yı, (türk)hizbullahını,
.
(şovmen)aczimedileri, müslüm gündüzleri vs. vs. “derin” kimselerin ortaya
çıkarttığını oyunları bitince yine geri topladığının untuyor, yada unutturmaya
çalışıyor, tavsiyenize uyupta 42 limi 46lı belli olmayan kişiye cevap yazmadım,
sizde öyle yapın
peki …ama son kez yazıcam çatlarım yoksa
sen rüya görüyorsun
sen gene ortalıkta fitne kanatıyosun. cevap yazmak değil iş. ama fitne kaynatmak da değil.. işte partizansın ve herkesi partizan gurubuna sokmaya çalışıyosun. senin zihniyetin bu.. seni xxxxxx seni
benim bazı yorumlarım silinmiş neden?
kem söz sahibinidir,
Admin bu durumu açıklar mı?
ATATÜRK’ün çağının ve günümüz sığ görüşlü siyasetçilerin ne kadar ilerisinde olduğu tartışmasız. Ancak, görmek istemeyenler görmediği gibi, en tehlikeli unsur olarak DİN’i dünyevi menfaatlerine alet ederek yozlaştırmakta, türban –ortadoğu’dan ithal, dayanaksız giyim modeli-,çarşaf, potur gibi çağdışı kıyafetlere indirgeyerek, SÖZDE DEMOKRATİK hak olarak sunmaya çalışmaktalar. LÂİKLİK’in önemi ve gerekliliği, her zamankinden çok daha fazla hissedilmekte, ancak, akıl ve vicdan sahipleriyle tarafsız değerlendirme yetisini elde etmiş erdemli insanlar takdir edebilir. Akp, yolsuzluk ve çeşitli alandaki istismarını din’le peçelerken, sadaka diplomasisiyle kulu kölesi yaptığı çoğunluğun görebilmesi ve değerlendirmesi çok zor.
ATATÜRK VE DEĞERLİ SİLAH ARKADAŞLARINDAN İSMET İNÖNÜ’nün tehlikeleri görerek aldıkları önlemler, 1950 ve sonrasındaki sağ partiler tarafından hunharca çiğnendi. Akp’de bu mirasın üzerine DİN’i cüceleştirerek, yolundan saptırarak, doludizgin kullanıyor.
Her şeyin bir sonu var, özellikle AKIL VE VİCDAN’ın galip geleceğinden, yanlış yola girmiş çoğunluğun da boş hülyalardan bir an önce uyanması en büyük dileğim. Bugün beğenmedikleri 1961 Anayasası’nın ne kadar gerisinde olduğumuz açık bir gerçek. Rejimi din eksenine kaydırarak, yaptırdıkları taslağın nerelere varacağı da aşikâr. O nedenle şu anda Anayasa konusunda yapılacak çalışmaların doğru olmayacağı görüşündeyim.
Öncelikle, eğitim sistemimizin düzeltilmesi, karanlığa mahkûm edilen milletin aydınlanması için yoğun girişimlerin olması gerekir.
Bu önemli olanağın bile, birileri tarafından, fikir üretmeden, kaba, saba kelimelerle yıldırma amaçlı saldırarak, kullandıkları ortada.
DOĞRUNUN ER GEÇ YERİNİ BULACAĞINDAN KUŞKU DUYMUYORUM, AMA, YETER Kİ, BUNUN BEDELİNİ NEDEN OLANLAR ÖDESİN. GÜZEL ÜLKEM, YETERSİZLİĞE MAĞLUP OLMASIN.
cumhurbaşkanı da milletvekilleri gibi dokunulmazlık sahibi olacakmış.hahaha böylece Erdoğan’da rahatlıkla aday olup cumhurbaşkanı olabilecek ve hakkında ki onlarca şuç dosyası rafa kaldırılacak yeniden.kendi kapısını açacak maddeyi koymuş ne güzel ne güzel.söylediği onca şey hakkında arkasında duran ama DOKUNULAMAYAN onlarca suç bir kez unutulacak.
birde partilerinin kapatılmasının zorlaştırılması koyulmuş maddeler arasına.kendilerine iyi çalışmışlar yine
dil bir milleti oluşturan en önemli faktörlerden birisidir.ve bir ülkenin dili üzerinde uygulamalar yapıp yabancılaştırmak o milleti yok etmek için içten yapılacak en büyük saldırılardan birisidir.evet haklısın dil ve eğitim önemli ve üzerinde durulması gereken bir konu.bu ülkeyi oluşturacak,yönetecek insanların nasıl bir eğitim aldıkları,kendi dillerini ve milletlerini ne derece bilip,benimsedikleri önemli bir fusustur
Bakıyorum da halkı Ataürk le kandırmaya çalışanların yorumları hep aynı,
esas onlar dünyevi çıkarları için DİNİ boşverip, laikçilik, milliyetçilik vede
(gerçek anlamda Atatürk hariç olmak üzere) atatükçülük üzerinden hep rant
sağlamak için ellerinden geleni yapmışlardır, hatta ve hatta seçimlerde sandığa
gömüldükleri zamanlar eskiden “NERDEN ÇIKTI BU DEMOKRASİ”, günümüzde
ise “HALKIN ÇOĞU APTAL, CAHİL DİR” dediler, millet (yada AHALİ) sizlerden
fersah fersah ilerde kimin ne niyetle ne dediğini çoook iyi biliyor, duydunuzmu
%15-20lik kesim
Manasız söz, su üstüne yazılan yazıdır.
“Cahilin sonunda göreceği şeyi akıllılar önce görür. “rahat ol
sayın gulask yazınız kaldırılmadı, teknik bir prb. bazen aynı anda gönderilen yorumlar, site içi yoğunluktan yüklenmeye sebep oluyor birbirlerini bloke ediyorlar, tekrar göndermenizi rica edeceğiz, umarız uzun bir yorum değildir de rahatça tekrar ekleyebilirsiniz.
sayın efekan yazınız kaldırılmadı, teknik bir prb. bazen aynı anda gönderilen yorumlar, site içi yoğunluktan yüklenmeye sebep oluyor birbirlerini bloke ediyorlar, tekrar göndermenizi rica edeceğiz, umarız uzun bir yorum değildir de rahatça tekrar ekleyebilirsiniz.
ANLADIM TEŞK.EDERİM UZUNDU AMA NEYSE ARTIK..
İYİ ÇALIŞMALAR..
Olabilir de;
bakarsiniz gercek oluverir..
İyi ki soylemiş de derler…
Benim kalemimden Kanun koyucu’nun gözüne..
Ya da benim ağzımdan Allah’ın kulağına…
Milli Güvenlik Kurulu, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay gibi Darbe mahsulü, nesebi gayri sahih anti-demokratik kurumları kaldırmayan, ergenekonun gizli babası genelkurmay dahil ülkedeki her kurumu sivillerin (milletin) kesin ve belirleyici denetimine açmayan, önceki darbecilere ve muhtıracılara da mahkeme yolunu açacak şekilde darbeyi ve muhtırayı suç olarak ilan etmeyen, kürsü dokunulmazlığı hariç milletvekili ve asker-sivil bütün bürokratların dokunulmazlıklarını kesin ve açık bir şekilde kaldırmayan her anayasa, makyaj yapılıp altına “bunu yazan tosun” imzası atılmış bir darbe anayasası olmaktan kurtulamaz.
Ve referanduma getirilirse bizden bu sahteciliğe onay vermemiz beklenemez.
Bir sahte sivil anayasanın hayata geçirilmesine alet olmaktansa, gerçekten sivil anayasa yapabileceklerin işbaşına gelmelerini beklemek evlâdır.
Bu konuda kendisine oy verenlerin beklentilerini karşılamaktan korkan bir iktidar da zaten en kısa zamanda yerini korkmayana devreder.
Hiçbir kredi sonsuz/sınırsız değildir.
Yeni Anayasa istenmesinin nedeni belli.Mevcut iktidar daha tamamen ele geçiremedigi ülkeyi,ele geçirmektir.Yani sivil darbe yapmaktır.Türkiye cumhuriyetine sadık kalan
ordumuz ve Yargının üst bölümüdür.Anayasa mahkemesi gibi.Anayasada degişiklik yapıp,Anayasa mahkemesi üyelerini TBMM ye seçtirerek kendisine baglı olmasını sağlıyacaktır.
Tabii bu arada aksayan bazı bölümleri degişebilir.Özellikle İktidarın yargı üzerindeki
etkileri azaltılabilir.Dokunulmazlık kaldırılabilir.Buna benzer ,gerçek demokratlaşma yolunda ilerlenebilir.
sen %80 ‘a dahil olmuşsun. bu senin için güzel bir duygu olmalı.
anlaşıldı teşekkürler.
doğru sana söz işlemez. sen hiç bi şeyden anlamazsın. su üstüne yazmış gibi olur.. üzgünüm senin için. allah versin..
“Vahiyden olmayan söz, heva ve hevestendir.” “..adam fikirle değerlidir, fikirle diridir.” “Akıllıysa canımızdır.. ahmak ağzıma helva tıksa onun helvasından hastalanır, ateşlenirim!..” “Kim ahmaksa düşmanımızdır..”
“Savaş, delilerin ellerindeki kılıçları alsınlar diye müminlere farz olmuştur.Kafirler inatlaşmada maymun tabiatlidirler.”
Hiç buğday ektin de arpa gördün mü, Hiç attan eşek sıpası doğduğunu gördün mü?
hiç ya…
“Niçin değişsin diye ısrarla isteniyor? Ulusal devletin yıkılması için?”
kardeşim sana 1980 olayını iyi araştırmanı tavsiye ederim. çünkü 1980 darbesiyle ulus devlet vasfı zaten yok edilmiştir. PKK oluşumu ve cemaat oluşumu 80 darbesi sonrası gelmitir ve bu oluşumlar darbeyi yapan zihniyetler tarafından öngörülmüştür. bakınız son anayasa devleti güçlendirmeye yöneliktir. olayları takip ederseniz anlarsınız ki bu OSMANLICILIK anlayışıdır. osmanlı devletini yaratma operasyonudur. ama burada geçen osmanlı Türk Milletinin inisiyatifinde olan osmanlı değil küresel liberalizme boyun eğen osmanlıyı görürsün. küresel krizden bizim de zarar görmemiz bunu çok iyi açıklar. insanları OSMANLI anlayışına alıştırmışlardır. tabiki bu 80 sonrası verilen her türlü eğitim kurumların çalışmaları, yeni oluşumlar, d9vletten bağımsızmış gibi görünen cemaatler, ılımlı islam anlayışı, apo’nun yakalanışı ve söylediği son sözleri, şimdi aponun bugünkü söylemleri, hep 80 zihniyetinini amaçladığı ve gerçekleştirdiği hedeflerdir. ulus devlet yok edilmiş ve yerine küresel emperyalizme odak olmuş bir devlet kalmıştır.. ülkedeki herşeyin özelleştirilmesi hep devletin politikasıdır.. akp devletin oyuncağıdır. DEVLET? – 80 zihniyetini ortaya koyan DEVLET! Türk Milletinin bütün milli varlığı yok edilmitir. ergenekon operasyonu ise bu artık bu devlet anlayışına karşı çıkan Türklerdir.. Türkiye 80 darbesind9e DEVRİM yaşamıştır!
simetron un ilk paragrafina tamamen katiliyorum.milli guvenlik kurulu,anayasa mahkemesi,yargitay gibi anti demkratik diger kurumlar tabiiki kaldirilmalidir.genelkurmay denetlenebilir hale gelmelidir.darbeci ve muhturaci pasalara mahkeme yolu acilmalidir.bir tek turkiyede yargilanmayan loocket skandali rusvetcileri darbeci sahinkaya(evren ekibinden) yargilanmalidir.general amiral tutukluluktan arindirma(GATA)hastahaneleri gibi anayasaya aykiri (tedavi gormedeki esitlik ilkesi ne aykiri)kurumlarda sivillestirilmelidir.sonucta darbe anayasalari tabiiki sivillestirilmelidir.ordu evleri,lojmanlari,devlet kurumlari dinlenme tesisleri(sivil halkin girmesi yasaktir)kaldirilmalidir.bu liste daha cook uzar gider.ancak su ana kadar turkiyenin elindeki EN SIVIL HUKUMET AKP hukumetidir.bunlar anayasayi sivillestirme yolunda ilk adimi atsinlar bence.baslamak yari yariya bitirmektir demisler.ideali aramak tabiiki gerek ama ideale giden yolada girmek gerek.bence bu baslangica destek olmaliyiz.bu demokratik bir adimdir.desteklemek gerekir.kayitsiz sartsiz.tabiiki benim kisisel fikrim.
parsel parsel eylemisler ulkemizi ne yaptiklari asikar alanin elinde kaliyo birde anayasayi tahrip edip istedikleri gibi herseyi sacip savurmak allahim sana siginiyorum sana ulkemi vede milletimi muhafaza eyle
vatani olmayanin dini olmaz vataniniza sahip cikin
——————————————————————————–
DİYARBAKIR’da neler oluyor?…
İSTİNAF ( ! ) MAHKEMESİ İNŞAATI
> Lütfen sabır ve dikkatle okuyun !………… (ÇOK ÇOOOK önemlidir…!!!!)
>
> Bir dosttan gelen çarpıcı bir mail……
> Siz de okuyup herkese göndererek bilinçlendirin…
> ……………………………………………………………….
> Bir resmi bina inşaatı !… Önündeki tabelada şunlar yazıyor:
> DİYARBAKIR İSTİNAF MAHKEMESİ BİNASI İNŞAATI *Construction of Court of Appeal Building Diyarbakır*
> Hibe Sözleşme bedeli: 7 milyon 284 bin euro.
>
> Financed by ( Parayı veren ): Avrupa Birliği (European Union)
>
> Faydalanıcı : T.C Adalet Bakanlığı
> (Republic of Turkey, Ministry of Justice )
> Şu anda ülkemizde istinaf mahkemeleri yoktur. AKP hükümeti bu mahkemeleri
> kurmak için, yasa tasarısı hazırlamaktadır. yani yasa henüz
> kanunlaşmamıştır. Tesadüf bu ya; bu mahkemelerin kurulmasını AB’de çok ısrarlı
> bir şekilde istemektedir. AB’ nin projesi ülkemizin bölünmesi sonrası,
> bu mahkemelerin eyalet mahkemeleri olarak kullanılmasıdır. AB bunu açık açık dile getirmektedir.
> AB sonuçtan o derece emindir ki, 7.3 milyon euroyu bir
> çırpıda bağışlamış, mahkeme binasının inşaatına bile başlamıştır.Üstelik nerede ?.. Tesadüf bu ya; yine Diyarbakır’da.
> ‘İstinaf’ sözlük anlamı nedir ?..
> Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek bunu istinaf mahkemesine taşımak.
> Yani Yargıtay ile Mahkeme arası bir şey….
> Özgür ülkemin, özgür meclisinin, özgür insanları. Özgür ülkemde, özgür
> meclisimin kararı bile olmadan, yasası bile olmadan, özgür ülkem daha
> bölünmeden, AB bu mahkeme inşaatını nasıl yaptırabilmektedir ?
> Lütfen…. gönderebileceğiniz herkese gönderin.. lütfen..Artık son
> şanslarımız.
- – - – - – - – - – - – - – - * * * * * * * * – - — – – - – - – * *
* * * * – - – - – - – * * * * * * * * – - – - – - — – -
> İşte olayın ikinci perdesi….. daha da şaşıracaksınız…
> Yer, Diyarbakır …
> Bu güne kadar yok bomba patladı, yok isyan çıktı, yok bilmem ne oldu diye seyrettiğimiz Diyarbakır……..
>
> Hiç bu kadar önemli bir tehlikeyle karşı karşıya kalmamıştı.
> İsyan çıkar bastırırsın, yangın çıkar söndürürsün, ama bu durumun altından
> nasıl kalkarlar Allah bilir…
>
> NE MI OLDU?
> Bildiğiniz üzere her belediyenin kendine has bütçesi, teşebbüsleri falan
> vardır. Ama Diyarbakır , özel olarak
> planlanmış özerk bütçesine kavuştu. Bu bütçe; vakıflar, anonim şirketler ve
> meşhur belediye teşebbüsleriyle faaliyete geçirildi.
>
> Şu anda Diyarbakır belediyesinin kurduğu ‘ Diyar A.Ş.’ ye oluk oluk dış
> kaynaklı sermaye akmaya başladı.
> Yakın gelecekteki hedefleri borsaya açılmak. Bu ne demek oluyor? Bu demek
> oluyor ki, bir nevi Kurdistan hisse senedi
> çıkaracaklar. Dış yatırımcı, iç yatırımcı, kürt Türk demeden herkes çılgın
> gibi hisse alıp ‘ Diyar A.Ş.’ ye çığ gibi para akıtacaklar.
> Çünkü dış kaynaklı yatırımcılar tarafından desteklenecek bir oluşum.
>
> BiR ALTIN YUMURTLAYAN TAVUK…
> Son yüzyılın şahane bir buluşu…
> YENİ KÜRDISTANI TÜRK HALKININ PARASIYLA FİNANSE ET !…
>
>
>
> Neden mi?
> Çünkü bu hisseden çok para kazanacağını bilen her yatırımcı kazandığı
> paraya bakacak. Kimin umurunda
> Kürdistanı finanse etmiş etmemiş….. Herkes cebinin dolduğuna bakacak.
> Bu şirket henüz borsaya açılmadan 1 ayda 2 MİLYON YTL CİRO YAPTI …..
> BU CİRONUN %80′i NET KAR….
> ÇÜNKÜ YAPTIKLARI BIRŞEY YOK Kİ, HAVADAN PARA TRANSFERI, BIR NEVI PARA
> AKLAMA VE ALTERNATİF TRANSFER…
> BIR YILLIK CİRO HEDEFLERİ *BİR MİLYAR EURO*
> EVET yanlış duymadınız. Borsaya açılmadan 1milyar euro. Önümüzdeki senenin
> sonunda 4 milyar euroya ulaşması bekleniyor….
>
> Yani İstanbul belediye işletmelerinin tam 4 katı büyüklükte bir ciro…
> Üstelik İstanbul gibi ortada üretilecek bir şey de yok.
> Diyarbakır aynı Diyarbakır …
>
> Bu para ne mi olacak ?… HAYAL GÜCÜNÜZE BIRAKIYORUM.
> 4 MILYAR EURO CIROSU OLAN BIR BAYDEMİR…
> ÖRNEK VEREYIM: APO ömr-ü hayatında DEGIL 4 MILYARI, 500 MILYON
> EUROYU DAHI BIR ARADA GÖRMEMİŞTİR.
> Yani bizim sümüklü Baydemir, olacak EKSELANS Baydemir… Ekselans kime
> denir? Büyükelçiye falan…
>
>
>
> Başka bir örnek vereyim, bu paranın karşısında hiç bir hukuk sistemi, hiç
> bir askeri otorite duramaz.
> Bu para ile istediğiniz devletin istediğiniz kurulusuna tesir
> edebilirsiniz. Koç Sabancı falan filan dahi, böyle bir gücün yanında
> titrer. Çünkü o adamlar, bundan daha fazla cirolara sahip olmalarına
> rağmen, paralarını ticarette döndürdüklerinden toplu olarak
> servete hükmedemiyorlar. Yani kendi paraları sağda solda bağlı.. Fakat
> Baydemir ‘in elinde toplanacak olan bu paranın maksadı
> belli. Kullanacakları yer belli..
>
> Bu konudan anlayan arkadaşlar otursun kafa yorsun. Yazın yazabildiğiniz kadar,
> belki bir kac yurtsever duyar ve bir önlem alır.
>
>
>
> Yoksa bir yıl sonra yurtsever olmak da bir işe yaramayacak !…..
>
> Sen de listendeki tüm yurtseverlere bu maili gönder…
>
> Bilinçli toplum oluşturabilmeye senin de katkın olsun !….
>
DİNSİZ olup tüm dünyaya sahip olsan neye yarar
Görevlilerin bir kısmını sorgulamaz, hesap sorulamaz yapan bir anayasa hayır getirmez. Kişilere, başkalarının haklarının başladığı yere kadar hak vermeyen bir anayasa hayır getirmez. Devleti koruyan, kişi hak ve hürriyetlerini korumayan bir anayasa hayır getirmez. Kişilerin hakları korunursa devlet korunmuş olur….
Değerli Okur
Türkçülük fikir ve eylem olmaktan ziyade yaşam biçimidir.”Her şey Türk için, Türk’ e göre,Türk tarafından” ifadesinden yola çıkarak bugün hatırlamamız gereken en önemli unsur kendi öz değerlerimizdir.Türkçülük =Irkçılık olmadığı gibi vatan topraklarımızda yaşayan tüm etnik kültürlere olabildiğince yaşamsal özgürlüklerini sağlayabilmektir.Buradaki tek temel prensip ve tavizi verilmez konumuz Ülkemizin bölünmez bütünlüğünü ve kültürümüzü korumaktır.
Bu anlayışla dünya ve ülke gündemine ilişkin en doğru ve tarafsız haberleri , Akademik makaleleri, Araştırma konuları, farklı bakış açıları ve yorumlarıyla birbirinden değerli yazarları ilehttp://wwxxxcominternet haber sitesi yayınına başlamıştır.Bilgilerinize sunulur
http://wwxxxxcom
Anayasamızı ve ulkemizin olmazsa olmaz değişemez ilkelerini korumak için ampulleri söndürelim..!!!!!!!!!
tabi tabi “çağdaşçı” cehepe nin mum ışıkları yeterde artar değilmi???????
güldürmeyi insanı ya,
En kötü pati akepeden iyi partidir…:))
tabi tabi kaosilasyonlar sizlere çok bile !!!!
20 maddelik değişiklik
AKP’nin anayasa paketi hazır
Türban gibi düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi’nden dönmesini
engellemeyi amaçlayan ve yeni bir kapatma davasıyla karşılaşmak
istemeyen AKP’nin paketinde siyasi partilerin kapatılmasının Venedik
kriterlerine bağlanması öngörülüyor.
Yüksek yargının karşı çıktığı Anayasa Mahkemesi’nin yapısı
değiştirilecek. Kadına pozitif ayrımcılık, Türkiye milletvekilliği de
pakette yer alıyor. 12. maddeye, “insan onuruna dokunulamaz” tümcesi
eklenecek.
Hükümet, siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştırmak için Venedik
kriterlerini getirmek istiyor. Pakette, bunların dışında kadına
pozitif ayrımcılık, Gül’ün görev süresi ve ikinci kez seçilebilmesine
ilişkin düzenlemeler yer alıyor. Yeni bir kapatma davasıyla
karşılaşmak istemeyen, türban gibi düzenlemelerin Anayasa
Mahkemesi’nden dönmesini engellemek isteyen AKP, anayasa değişikliği
paketini bu kaygıları üzerine kuruyor. AKP’nin hazırladığı yaklaşık 20
maddelik anayasa paketi taslağında, siyasi partilerin kapatılmasının
Venedik kriterlerine bağlanması, Anayasa Mahkemesi’nin yapısının
tamamen değiştirilmesi öngörülüyor. Pakette, bunların dışında kadına
pozitif ayrımcılık, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün görev süresinin 7
yıl olması ve ikinci kez de seçilebilmesi, yerel seçimlerin sonbahara
kaydırılması gibi düzenmeler de yer alıyor. YAŞ ve HSYK’nin
kararlarının yargı denetimine açılmasına ilişkin düzenlemelerin
pakette yer alıp almayacağı tartışılırken, pakete son şeklini Başbakan
Tayyip Erdoğan verecek.
AKP, anayasa değişikliği paketi üzerindeki çalışmaları büyük oranda
tamamladı. Yaklaşık 20 maddelik bir paket taslağı hazırlayan AKP,
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın onay vermesinin ardından paketi siyasi
partilerin görüşüne sunacak. Anayasa Mahkemesi’nin yapısı, siyasi
partilerin kapatılması, Gül’ün görev süresiyle ilgili düzenlemeler
Erdoğan’ın kararından sonra netleşecek. Pakette yer alması planlanan
değişiklikler şöyle:
Pozitif ayrımcılık: Anayasanın “kanun önünde eşitlik” başlıklı 10.
maddesinde “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir” fıkrasına “Bu
maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz” tümcesi
eklenecek. Maddeye ayrıca, yaşlılar, çocuklar ve özürlülerle ilgili
pozitif ayrımcılık yapılabileceğine ilişkin fıkra eklenecek.
İnsan onuru: “Temel hak ve hürriyetlerin niteliği” başlıklı 12.
maddeye, “insan onuruna dokunulamaz” tümcesi eklenecek.
Kişisel verilerin korunması: “Kişi hürriyeti ve güvenliği” başlıklı
19. maddesine, kişisel verilerin korunması ve güvence altına
alınmasına ilişkin bir hüküm getirilecek.
Yurtdışı yasağına mahkeme koşulu: “Yerleşme ve seyahat hürriyeti”
başlıklı 23. maddeye “kişilere getirilen yurtdışı yasağının ancak
mahkeme kararıyla verilebileceği” hükmü eklenecek. Böylece, kamu
idaresinin kararıyla kişilere yurtdışı yasağı konması engellenecek.
Kamu denetçiliği: Anayasaya “kamu denetçiliği kurumu” oluşturulmasına
ilişkin bir madde eklenecek.
Siyasi partilerin kapatılması: “Siyasi partilerin uyacakları esaslar”
başlıklı 69. madde yeniden düzenlenerek, siyasi partilerin
kapatılmasına Venedik kriterleri getirilecek.
Buna göre odak tanımı değişecek. Şiddete ve teröre karışmadığı sürece
hiçbir parti kapatılmayacak. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın
kapatma davası açmasının önüne geçecek formül üzerinde çalışılıyor.
Bunun için siyasi partilere kapatma davası açabilmek için TBMM’nin
veya belirlenecek bir kurulun onay vermesi koşulu getirilmesi
planlanıyor.
Türkiye milletvekilliği: Anayasanın “Cumhuriyetin temel organları”
bölümüne “Türkiye milletvekilliği” ya da başka bir ifadeyle 100
milletvekilinin partilerin aldıkları oy oranına göre dağıtılmasını
öngören bir madde getirilecek.
Anayasa Mahkemesi’nin yapısı: Anayasa Mahkemesi’yle ilgili olarak
“mahkemenin kuruluşu” başlıklı 146, “üyeliğin sona ermesi” başlıklı
147, “görev ve yetkileri” başlıklı 148, “iptal davası” başlıklı 150,
“dava açma süresi” başlıklı 151, “anayasaya aykırılığın diğer
mahkemelerde ileri sürülmesi” başlıklı 152, “Anayasa Mahkemesi’nin
kararları” başlıklı 153. maddeleri değiştirilecek. Bu kapsamda,
Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı getirilmesi, mahkemenin
üye sayısının arttırılarak bir kısmının TBMM tarafından seçilmesi,
yapısının iki daire olarak yeniden düzenlenmesi, mahkemenin türban
düzenlemelerinde olduğu gibi anayasa değişikliklerini iptal edemeyecek
şekilde denetim yetkisinin sınırlandırılması gibi düzenlemeler
üzerinde duruluyor.
Geçici maddeler: Anayasaya geçici maddeler eklenerek Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül’ün görev süresinin 7 yıl olması ve eski cumhurbaşkanları
da dahil olmak üzere ikinci kez seçilebilmesi, bu parlamentonun görev
süresinin 5 yıl olması, yerel seçimlerin bir defaya özgü olmak üzere
4.5 yılda yapılması ve 2014 yılının mart ayı yerine 2013 yılının ekim
ya da kasım ayında gerçekleştirilmesine ilişkin düzenlemeler yer
alacak.
AKP, bunların dışında YAŞ ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun
(HSYK) kararlarının yargı denetimine açılması gibi düzenlemelerin
pakette yer alıp almayacağını da tartışıyor.
Anayasa Mahkemesi’nin yapısı, siyasi partilerin kapatılması, Gül’ün
görev süresiyle ilgili düzenlemelerin Erdoğan’ın kararından sonra
netleşeceği belirtiliyor.